Manzara

Timelapse Nasıl Çekilir? Interval Hesabından Titremeye Kadar

Tripoda kurulu aynasız bir fotoğraf makinesi, mavi saatte ışıkları yanmaya başlamış bir şehir silüetine dönük duruyor

Fotoğraf: Unsplash

İçindekiler
  1. Tek formül: kaç kare, ne kadar video?
  2. Interval’i neye göre seçeceksiniz?
  3. Hareketi akıcı yapmak: poz süresi neden kısa olmasın
  4. Titreme (flicker): timelapse’in bir numaralı katili
  5. Gün-gece geçişi: “holy grail”
  6. Kart, pil ve dosya hesabı
  7. Kamera içindeki iki mod: hangisi?
  8. Sahada kurulum sırası
  9. Videoya dönüştürme
  10. Timelapse’in yakın akrabaları
  11. Sık yapılan hatalar
DİYAFRAMf/8 ENSTANTANE1s ISO100 ODAK24mm

Bulutların bir dağın üzerinden akıp geçtiği, şehrin ışıklarının saniyeler içinde yandığı, yıldızların gökyüzünde kavis çizdiği o videoları izlemişsinizdir. Hiçbiri özel bir kamerayla çekilmedi. Hepsi aynı basit fikirden çıkıyor: kamerayı sabitle, düzenli aralıkla yüzlerce fotoğraf çek, sonra bu fotoğrafları video kareleri gibi arka arkaya diz. Zaman böylece sıkışır.

En baştan bir karışıklığı ayıralım, çünkü ikisi sürekli birbirine karıştırılıyor:

  • Uzun pozlama tek karedir. Deklanşör 30 saniye açık kalır, hareket eden her şey o tek karede iz bırakır. Sonuç bir fotoğraftır.
  • Timelapse yüzlerce karedir. Her kare kendi başına normal bir fotoğraftır; sıkışan şey kareler arasındaki boşluktur. Sonuç bir videodur.

Tek karede iz bırakan hareketi merak ediyorsanız uzun pozlama rehberi o işi anlatıyor. Bu yazı, kamerayı kurup bırakma sanatı hakkında.

Cebe at

Timelapse’te ustalık deklanşöre basmakta değil, çekimden önce hesap yapmakta. Bir saatlik çekimi yanlış interval’le harcarsanız geri dönüşü yoktur.

Tek formül: kaç kare, ne kadar video?

Timelapse’in tamamı üç sayı arasındaki ilişkidir: interval (kareler arası süre), kare sayısı ve fps (videonun saniyedeki kare sayısı, genelde 25 veya 30).

Bilmeniz gereken tek denklem şu:

Cebe at

Video süresi = gerçek zaman ÷ (interval × fps)

Yani interval × fps sizin hızlanma oranınızdır. 4 saniye interval ve 25 fps → 100× hızlanma: bir saatlik çekim 36 saniyelik video olur.

Aynı denklemi ters çevirip planlama yapmak daha kullanışlıdır:

  • Kare sayısı = hedeflenen video süresi × fps. 25 fps’de 10 saniyelik bir klip için 250 kare gerekir.
  • Çekim süresi = kare sayısı × interval. 250 kare, 3 saniye interval’le 750 saniye = 12,5 dakika sahada durmak demektir.

Birkaç somut örnek, sahada kafadan hesaplamak için:

HedefIntervalKareÇekim süresiVideo (25 fps)
Akan bulut3 s30015 dk12 s
Gün batımı4 s45030 dk18 s
Şehir mavi saate girerken5 s60050 dk24 s
Yıldızların hareketi25 s4002 sa 47 dk16 s
Dikkat

En sık yapılan acemi hatası çok az kare çekmektir. 100 kare kulağa çok gelir ama 25 fps’de sadece 4 saniyelik videodur — göz henüz sahneyi kavramadan biter. Anlamlı en kısa klip yaklaşık 5 saniye, yani 125 kare; tatlı nokta 250-500 karedir.

Interval’i neye göre seçeceksiniz?

Doğru interval, sahnedeki en hızlı hareketin karelerde kesintisiz akmasını sağlayan en uzun değerdir. Çok kısa verirseniz gereksiz binlerce kare ve tembel görünen bir video; çok uzun verirseniz hareketin zıplaması olur.

KonuInterval
Kalabalık, trafik, hızlı geçen bulut1-2 s
Gün batımı, orta hızlı bulut, deniz2-5 s
Gölgelerin dönmesi, liman, uzak gemi5-15 s
Yıldızlar, Samanyolu20-35 s (poz 20-30 s + kısa ara)
Bitki büyümesi, inşaat, çiçek açması5 dk - 1 saat

Gece gökyüzü satırının neden bu kadar farklı olduğunun sebebi basit: orada interval’i siz değil, poz süresi belirler. Yıldızlar için zaten 20-30 saniyelik pozlar veriyorsunuz, dolayısıyla interval bunun biraz üstüne oturmak zorunda. Bu ayarların mantığını Samanyolu çekimi temel ayarlar yazısında ele aldık.

Dikkat

Interval, poz süresinden uzun olmak zorunda — üstüne kartın kareyi yazma süresini de ekleyin. RAW bir kare yazılırken 1-2 saniye geçebilir. 2 saniyelik poza 2 saniyelik interval verirseniz kamera sessizce kare atlamaya başlar ve videoda ritim bozulur. Kural: interval ≥ poz + 2 saniye.

Hareketi akıcı yapmak: poz süresi neden kısa olmasın

İlk timelapse’ler genelde tuhaf bir “stop-motion” hissi verir; hareket akmaz, zıplar. Sebep neredeyse her zaman poz süresinin çok kısa olmasıdır.

Videoda bunun bir karşılığı var: normal video çekiminde 180° kuralı poz süresini 1/(2 × fps) civarında tutmayı söyler, çünkü her karede bir miktar hareket bulanıklığı gözün hareketi akıcı algılamasını sağlar. Timelapse’te de aynı mantık geçerli, sadece ölçek değişir: poz süresi interval’in yarısına yaklaştıkça hareket akıcılaşır.

Yani 2 saniye interval’le çalışıyorsanız 1/500 saniye değil, 1 saniye civarında poz vermek istersiniz. Bulutlar yumuşak akar, su ipek gibi olur, kalabalık hayalet gibi geçer.

Buradaki tek sorun ışıktır: gündüz, ISO 100 ve f/11’de bile poz süresi 1/250 saniye civarındadır. Bunu 1 saniyeye çıkarmak için 6-10 stop’luk bir ND filtreye ihtiyacınız var. ND yoğunluğunu nasıl hesaplayacağınızı ND ve polarize filtre rehberinde anlattık; ışığın ne kadar olduğunu kafadan kestirmek için de Sunny 16 kuralı işinizi görür.

İpucu

Gece ve mavi saat çekimlerinde bu sorun kendiliğinden çözülür: zaten 1-4 saniyelik pozlar veriyorsunuz, yani akıcılık bedava geliyor. Bu yüzden ilk timelapse denemenizi mavi saatte yapmanızı öneririz — hem ışık müsait hem sahne dramatik. Altın saat ve mavi saat yazısı bu pencerenin ne zaman açıldığını gösteriyor.

Titreme (flicker): timelapse’in bir numaralı katili

Kareler tek tek kusursuz görünür ama video oynatıldığında görüntü sürekli hafifçe parlar ve söner. Buna flicker denir ve düzeltmesi çekimde önlemekten çok daha zordur. Kaynakları sırayla:

1. Otomatik pozlama. Kamera her karede ölçümü yeniden yapar ve minik farklar verir. 300 karede bu, gözle görülür bir titremeye dönüşür. Çözüm: M modu, sabit diyafram, sabit poz, sabit ISO.

2. Otomatik beyaz ayarı. Renk kareden kareye zıplar. Çözüm: WB’yi Kelvin cinsinden elle sabitleyinbeyaz ayarı rehberinde hangi değerin hangi ışığa oturduğunu bulabilirsiniz.

3. Diyafram yaprağı titremesi. Bu, en sinsi olanıdır. Elektronik diyaframlı lensler her karede diyaframı yeniden kapatır ve yapraklar tam olarak aynı yere oturmaz; sonuç, küçük ama düzensiz parlaklık farkları. Üç çözümü var:

  • En açık diyaframda çekmek. Diyafram hiç kapanmadığı için yapraklar devreye girmez, titreme oluşmaz.
  • Manuel diyafram halkalı bir lens kullanmak. Halka mekanik olarak sabit durur.
  • “Lens twist” hilesi: Diyaframı istediğiniz değere getirip, lensi bayonetten bir tık gevşetip elektronik teması kesmek. Diyafram o değerde donar. Toz riski ve ekipmana göre değişen bir yöntem, ama yaygın olarak kullanılır.

4. Otomatik odak. AF her karede yeniden odaklar ve mikro kaymalar yaratır. Odağı kilitleyip manuel odağa geçin; gece için doğru odağı bulmanın yollarını gece çekiminde odaklama yazısında topladık.

5. Görüntü sabitleme. Tripodda açık kalan sabitleme, kareler arasında görüntüyü mikron mikron kaydırır. Tripoda çıktığınız anda kapatın — nedenini görüntü sabitleme nedir yazısında açıkladık.

6. Yapay ışık. LED ve floresan armatürler şebeke frekansıyla (Türkiye’de 50 Hz) titrer. İç mekân veya sokak lambası ağırlıklı sahnelerde poz süresini 1/50 saniyenin katlarında tutun ya da bir saniyenin üstüne çıkın; uzun poz titremeyi kendi içinde ortalar.

Gün-gece geçişi: “holy grail”

Gün batımından yıldızlı gökyüzüne kesintisiz geçen bir timelapse, bu işin en zor sınavıdır ve İngilizce literatürde adı bile var: holy grail. Sebebi şu: o iki nokta arasında ışık 10 stop’tan fazla değişir. Sabit ayarla başlarsanız ya gündüz kısmı bembeyaz patlar ya gece kısmı simsiyah kalır.

Üç yaklaşım var:

  • Kademeli manuel müdahale (“bump”): Çekim sürerken her 30-60 saniyede bir 1/3 stop ISO veya poz ekleyerek ışığı takip edersiniz. Her müdahale videoda küçük bir basamak yaratır; bunlar sonradan deflicker ile yumuşatılır.
  • Yarı otomatik: Diyafram önceliği + otomatik ISO. Kamera ışığı takip eder ama titreme belirgin artar, deflicker artık zorunludur.
  • Özel yazılım: LRTimelapse gibi araçlar geçişi planlı biçimde yönetir. Ciddi işler bu yolla yapılır.
Dikkat

İlk timelapse’iniz bu olmasın. Holy grail hem teknik hem sinir sınavıdır; önce sabit ışıkta 300 karelik temiz bir klip çıkarın.

Kart, pil ve dosya hesabı

Yüzlerce kare, sıradan bir fotoğraf çekiminden çok farklı bir kaynak tüketimi demektir:

  • Dosya boyutu: 24 MP bir gövdede RAW kare ~25 MB. 500 kare = 12,5 GB. Bir akşamda üç klip çekerseniz 40 GB’ı geçtiniz. Kart kapasitesi ve hızını seçerken hafıza kartı rehberi işinizi kolaylaştırır.
  • Kart hızı: 2 saniye interval’de sürekli ~12 MB/s yazıyorsunuz — sıradan bir kart yeter. Ama 1 saniye interval ve 45 MP gövdede bu 45 MB/s’ye çıkar ve yavaş kart kare atlamanıza sebep olur.
  • Pil: Canlı görüntü kapalı, ekran kapalıysa modern bir gövde 800-1000 kare çekebilir. Soğukta bu yarıya iner. Uzun çekimlerde USB-C ile besleme veya dummy pil + powerbank neredeyse zorunludur.
  • RAW mı JPEG mi: Işık değişen sahnelerde (gün batımı, mavi saat) RAW şart — beyaz ayarını ve pozu sonradan tüm karelere birlikte uygularsınız. Sabit ışıkta çekilen çok uzun projelerde JPEG savunulabilir; kart ve işlem yükünü ciddi biçimde azaltır. İkisi arasındaki dengeyi RAW mı JPEG mi yazısında tarttık.
İpucu

Kırpma payını hesaba katın. 24 MP kare 6000×4000 piksel, 4K video ise 3840×2160. Yani karenin sadece yarısını kullanıyorsunuz. Bu, sonradan videoya yavaş bir kaydırma veya yakınlaştırma ekleyebileceğiniz anlamına gelir — sabit tripodla çekilmiş bir klibe kamera hareketi hissi katmanın en ucuz yolu.

Kamera içindeki iki mod: hangisi?

Çoğu gövdede iki ayrı menü girdisi vardır ve isimleri karışıktır:

  • Interval çekim / Interval Timer: Kareleri ayrı ayrı fotoğraf olarak kaydeder. RAW çekebilirsiniz, sonradan deflicker uygulayabilirsiniz, kırpma payınız kalır, videoyu istediğiniz fps’te kurarsınız.
  • Timelapse film / Time-lapse Movie: Kamera kareleri kendi içinde birleştirip doğrudan bir video dosyası verir. Kolaydır ama JPEG tabanlıdır: RAW yok, deflicker yok, kırpma payı yok, geri dönüş yok.

Öneri net: interval çekimi kullanın. Kolaylık için ödediğiniz bedel, bir gecelik emeğin kurtarılamaz hâle gelmesi olabilir.

Gövdenizde interval çekim yoksa harici bir kablolu zamanlayıcı (intervalometre) çok ucuza çözer; birçok markanın telefon uygulaması da bu işi yapar.

Sahada kurulum sırası

Çekim tarifi
  1. Tripodu sağlam kurun, kayışı kameradan çıkarın (rüzgârda yelken gibi davranır). Tripod seçiminde neye bakılacağını tripod rehberinde anlattık.
  2. M moduna geçin. Diyafram, poz ve ISO’yu sahneye göre sabitleyin.
  3. Beyaz ayarını Kelvin cinsinden elle girin.
  4. Odaklayın, sonra manuel odağa alın ve odak halkasına bir daha dokunmayın.
  5. Görüntü sabitlemeyi kapatın. RAW’a geçin.
  6. Interval’i verin: poz süresi + en az 2 saniye.
  7. Kare sayısını hedef klip süresinden hesaplayın (video saniyesi × 25).
  8. Çekimi başlatın, ilk 5 kareyi kontrol edin — histogram, netlik, kadraj.
  9. Sonra kameraya dokunmayın. Ufuk çizgisine bir daha bakmayın, bekleyin.

Dokuzuncu madde şaka değil. Timelapse’in yarısı sabırdır; kadrajı “biraz düzeltmek” için kameraya dokunduğunuz an o klip biter.

Videoya dönüştürme

Kareleri çektikten sonra sıra masaüstünde:

  1. RAW’ları açın, tek kareyi geliştirip ayarları tüm seriye uygulayın. Kare kare düzenlemek titremeye davetiyedir. Toplu geliştirme akışını RAW düzenleme temel iş akışı yazısında ele aldık.
  2. Kalan titreme varsa deflicker uygulayın (LRTimelapse, ya da video editörünüzün deflicker eklentisi).
  3. Kareleri görüntü dizisi olarak içe alın, 25 veya 30 fps verin.
  4. İsterseniz kırpma payını kullanıp yavaş bir kaydırma ekleyin.
  5. Klibin başını ve sonunu kısa bir geçişle yumuşatın.

Timelapse’in yakın akrabaları

Aynı interval çekimiyle topladığınız kareler, farklı işlendiğinde bambaşka sonuçlar verir — bu yüzden bir gecede tek çekimden iki eser çıkabilir:

Yani bir gece Perseid için 400 kare çektiyseniz, elinizde aynı zamanda 16 saniyelik bir gökyüzü timelapse’i ve bir yıldız izi karesi var. Aynı emek, üç çıktı.

Sık yapılan hatalar

  • Otomatik pozlama veya otomatik WB açık bırakmak: Titremenin en yaygın iki sebebi. M modu ve manuel Kelvin tartışmaya kapalı.
  • Interval’i poz süresine çok yakın vermek: Kamera sessizce kare atlar, videoda ritim bozulur. Poz + 2 saniye kuralına uyun.
  • Çok az kare çekmek: 100 kare 4 saniyelik videodur. En az 125, tercihen 250+.
  • Kısılmış elektronik diyaframla çekmek: Yaprak titremesi kaçınılmaz. En açık diyaframda çekin ya da diyaframı mekanik olarak sabitleyin.
  • Tripodda sabitlemeyi açık bırakmak: Görünmez ama kareler arası kaymayı ölçüm gibi işler.
  • Pili ve kartı hesaplamamak: 45 dakikalık bir çekimin 40. dakikasında biten pil, o klibi tümüyle çöpe atar.
  • Çekim sırasında kadrajı düzeltmek: Klip orada iki parçaya bölünür. Baştan doğru kurun, sonra dokunmayın.
  • Bulutların yönünü hesaplamamak: Bulutlar kadraja girip çıkmıyorsa videoda hareket yoktur. Kadrajı hareketin geldiği yöne kurun.
Okuduğunu şimdi dene

Diyaframı, enstantaneyi ve ISO’yu gerçek bir sahnede kaydır — bu makaledeki her kavram kadranların ucunda.

Simülatörü aç →

Sıradaki durak

Okumaya devam et